<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kidonya ve Αϊβαλι &#187; Belediyecilik</title>
	<atom:link href="http://www.kidonya.com/category/belediyecilik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kidonya.com</link>
	<description>Ayvalık Haber Blogu</description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Jan 2012 12:29:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Kırlangıç fabrikası Carrefour&#8217;a mı veriliyor</title>
		<link>http://www.kidonya.com/kirlangic-fabrikasi-carrefoura-mi-veriliyor/</link>
		<comments>http://www.kidonya.com/kirlangic-fabrikasi-carrefoura-mi-veriliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Jun 2011 10:40:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hasan Cengiz Yazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Belediyecilik]]></category>
		<category><![CDATA[Site Yazarları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kidonya.com/?p=974</guid>
		<description><![CDATA[&#160; &#160; Böyle bir söylenti var. Sabancı bunun karşılığında da, şu an sürmekte olan yol tadilatlarını yaptırmış Ayvalık&#8217;a. Doğru mu acaba ???]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kidonya.com/kirlangic-fabrikasi-carrefoura-mi-veriliyor/bugday2/" rel="attachment wp-att-1000"><img class="alignleft size-medium wp-image-1000" title="bugday2" src="http://www.kidonya.com/wp-content/uploads/bugday2-300x223.jpg" alt="" width="300" height="223" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Böyle bir söylenti var. Sabancı bunun karşılığında da, şu an sürmekte olan yol tadilatlarını yaptırmış Ayvalık&#8217;a. Doğru mu acaba ???</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kidonya.com/kirlangic-fabrikasi-carrefoura-mi-veriliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ayvalık&#8217;ta yel değirmenleri yok ediliyor</title>
		<link>http://www.kidonya.com/ayvalikta-yel-degirmenleri-yok-ediliyor/</link>
		<comments>http://www.kidonya.com/ayvalikta-yel-degirmenleri-yok-ediliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Jun 2011 10:39:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hasan Cengiz Yazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Belediyecilik]]></category>
		<category><![CDATA[Site Yazarları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kidonya.com/?p=960</guid>
		<description><![CDATA[Ayvalık&#8217;taki yel değirmenleri yok ediliyor. Bu konuda uzman bir kişinin makalesini ve çizimlerini paylaşıyorum. Batı Anadolu yel değirmenleri (Cumhuriyet Gazetesi&#8217;nden alımıştır) M. Suat Çakmak (*) Bugün Batı Anadolu&#8217;nun birçok yöresinde yıkılmış taş duvarlarını gördüğümüz yel değirmenleri, antik çağlardan beri çeşitli uygarlıkların rüzgâr enerjisi ile olan ilişkilerinin ve uygulamalarının günümüze kalan izleridir. Tabii ki dünyanın birçok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!-- 		@page { margin: 2cm } -->Ayvalık&#8217;taki yel değirmenleri yok ediliyor. Bu konuda uzman bir kişinin makalesini ve çizimlerini paylaşıyorum.</p>
<p><strong>Batı Anadolu yel değirmenleri</strong> (Cumhuriyet Gazetesi&#8217;nden alımıştır)</p>
<p>M. Suat Çakmak (*)</p>
<p>Bugün Batı Anadolu&#8217;nun birçok yöresinde yıkılmış taş duvarlarını gördüğümüz yel değirmenleri, antik çağlardan beri çeşitli uygarlıkların rüzgâr enerjisi ile olan ilişkilerinin ve uygulamalarının günümüze kalan izleridir. Tabii ki dünyanın birçok yerinde insanlar bu enerjiden faydalandılar ve aynı maksatla değirmenler kurdular, ancak antik dünyanın yaşadığımız bu Akdeniz bölgesinde (Türkiye, Yunanistan, Ege Denizi ve Adalar, Mısır, Suriye vs.) bu rüzgâr makinelerinin teknolojik olarak uygulanış şekli, özellikle yelkenlerden (kanatlarda) ayrı bir özellik taşır. Rüzgâr makineleri geniş çapta tahıl tanelerini öğütmek maksadı ile değirmen olarak kullanıldığı gibi, nadiren bostan kuyularından su çıkarmak amacı ile de kullanıldılar.</p>
<p>İzmir&#8217;in Çeşme yarımadası genellikle çok rüzgârlı bir bölgedir, dolayısı ile bu yörede yel değirmenleri bol bol kullanıldı, izleri Çeşme&#8217;de, Alaçatı&#8217;da ve civar köylerde rahatlıkla görülebilir. Bugün bunlardan bazılarının kule duvarları tamir edilmiştir ama ne yazık ki bilinçsizce yapılan bu tamiratlarda değirmenlere ait bazı özellikler de kaybolmuştur.</p>
<p>Yazımıza konu olan yel değirmeni, Çeşme Çiftlik Köyü&#8217;nü geçtikten hemen sonra deniz kenarında, yukarıda bahsedildiği gibi duvar tamiratından nasibini almış, taş bir kule olarak durmaktadır.</p>
<p>Takriben en az 15 yıl kadar önce bu değirmen üst tarafı çökmüş fakat bütün mekanizması tamam olarak duruyordu (Bkn. fotoğraf 1). Bundan yararlanarak o tarihlerde değirmenin statik ve mekanik bütün parçalarının etüdünü yaptım ve konstrüksüyon ile imalat resimlerini çizdim (bu resimlerle bugün aynı konstrüksüyon yapılabilir). Zannediyorum, bu ve buna benzer civardaki değirmenler, 1800 yıllarında veya daha eski dönemde yapıldılar. Bu tarihlerde Avrupa&#8217;da sanayi hareketleri ve teknolojik uygulamalar makineye dönüşmüştür, ancak bu hareketler Anadolu&#8217;dan henüz çok uzaktır. Bu nedenle yel değirmenleri mekanizmaları da bir makine teknolojisinin değil, tamamen el işçiliği ürünüdürler. Malzeme olarak büyük oranda tahta, çok az yerde bağlantı elemanı olarak demir kullanılmıştır. Değirmenlere bu açıdan bakıldığı takdirde, sadece el işçiliği ile böyle bir mekanizma yaratmak, saygı duyulacak bir olaydır.</p>
<p>Günümüzün teknolojisine göre yapılmış benzeri rüzgâr pervanelerinde, 10 metre çaplı bir pervane ve 10 m/s (36 km/saat) rüzgâr hızı için, pervane kanatlarının rüzgâra karşı meydana getirdiği etki alanına göre, beher m2 alan için 0.83 B.G. (Beygir Gücü) elde edilmesi hesaplanabilir. Bizim Çiftlik Köy yeldeğirmeninin yelken kanatlarının dönme çapı 10 metre ve etkili projeksiyon alanı ise yaklaşık 75 metrekaredir. (Yelkenlerin en dış dönme çapı 10 m, göbekte yelken olmayan boş alan çapı ise 2 m&#8217;dir. 75 m2 alan buna göre hesaplanmıştır.)</p>
<p>Genelde yörede 36 km/saat rüzgâr hızının olması normaldir. Bu şartlara göre elde edilecek toplam güç 0,83 x 75 = 62 B.G. ise de zamanın basit teknolojisi ile imal edilmiş sistemde haliyle verim daha düşük olacaktır. Bunun değerini kestirmek zor olmakla beraber yararlanılabilen gücü 50 B.G. kabul etsek bile yine de küçümsenmeyecek bir değerdir. (1000-1200 cc. küçük arabaların da gücü yaklaşık bu değerdedir.)</p>
<p>RESİM AÇIKLAMASI</p>
<p>Sistemin çalışma şekli ve uygulanan teknolojik yöntemler: (Perspektif resim)</p>
<p>Değirmen kulesi (1), dış taban çabı 6 metre, yukarı doğru hafif konik olarak yükselen ortalama duvar kalınlığı 1 m yöre taşlarından örülerek yapılmıştır. İç kısımda duvara bitişik olarak yine taştan örülerek servis platformuna (15) kadar yükselen taş bir merdiven vardır. Taş kulenin üst düzeyinde, duvarla sağlam bir şekilde birleştirilmiş taban tahtası (2) çevrilmiştir. (2) numaralı taban tahta çemberinin üzerine ise asıl fonksiyonel olan ve o nisbette daha özgün işlenmiş olan kızak çember tahtası (3) sıkı olarak bağlanmıştır. Sabit alt kızak tahta çemberinin üzerine döner hareketli olan üst kızak tahta çemberi (4) gerekli konstrüksiyon özellikleri ile (yatay kayma ve yukarı kalkma gibi dış etkilerle meydana gelebilecek hareketlerin meydana gelmemesi bakımından) monte edilmiştir.</p>
<p>(4) numaralı hareketle kızak çemberine (5) ve (6) ana mil yatakları vasıtası ile, anamil (7) ve buna bağlı (8) büyük dişli çark, yelken direkleri ve yelken kanatları takımı (17, 18, 19) ve ayrıca kule çatısı (16) bağlanmıştır. Yelken kanatlarının rüzgâra karşı konumda olmaları tabii ki sisitemin verimliliği bakımından çok önemlidir, bu bakımdan özel olarak bu değirmende bir yönlendirme tertibatı yapılmıştır. (3) numaralı sabit alt kızağın iç tarafına dişli çark dişleri konulmuştur (20) , bu dişlerle çalışacak küçük dişli çark ise (4) numaralı hareketli kızağa bağlı kalaslara monte edilmiştir. Küçük dişli çark bir el kolu vasıtası ile döndürüldüğü takdirde, üst hareketli kızağa bağlı bütün sistem, (9) numaralı küçük dişli çarkın ekseni etrafında döner. Dönüş açısı yapılan ölçümde takriben 130° bulunmuştur ki bu da verimlilik bakımından bir hayli önemlidir.</p>
<p>Yelken direkleri iki grup halinde (17 ve 18) (7) numaralı ana mile 60°&#8217;lik açılarla ve gruplar arasında 80 cm aralıklarla takılmışlardır, ancak iki grup arasında 10 veya 15° açılık bir faz farkı vardır, yani iki grup arasında aynı eşdeğer direkler aynı düzlem içine düşmeyip 10, 15°&#8217;lik bir fark oluştururlar, bunun sebebi yelkenin alt kısımlarında da rüzgâr doğrultusuna göre hareket açısını çoğaltmaktır. Yelkenler üçgen biçiminde eşdeğer direkler arasına gerildiği takdirde (örneğin 17a ve 18a.. . gibi) rüzgâra karşı aynı zamanda anamil ekseni doğrultusuna göre ortalama 80°&#8217;lik bir açı meydana getirirler. Böylece örneğin 10 m/sn&#8217;lik bir rüzgâr hızında yelkenlerin ve dolayısı ile anamil (7) ile ona bağlı büyük dişli çarkın (8) dakikada 8 ve değirmen taşının (10) dişli çarklar hız oranına göre 40 devir civarında dönmesi gerekir.</p>
<p>(7) numaralı anamil, yekpare olarak bir ağaç kütüğünden şekillendirilerek yapılmıştır, yelken direklerinin ön kısmına ayrıca daha küçük çapta bir direk ilave edilerek bunun ucundan yelken direkleri rüzgâr kuvvetine göre gerdirilmiştir. Anamili taşıyan (5) ve (6) numaralı yataklar yine ağaçtan iki parça olarak imal edilmiş ve (4) numaralı hareketli kızak çemberine sıkı olarak monte edilmiştir. Yatak parçaları birbirine demir çemberlerle bağlanmışlardır. Anamilin üzerine mekanizmanın en önemli parçalarından biri olan büyük dişli çark (8) bağlanmıştır. Büyük dişli çarkın, kırılma, tamirat ve yenileme gibi sebeplerden ötürü icabında sökülebilmesi ve yerine takıldığı takdirde de Anamille arasında en ufak bir boşluğun olmaması gerekir. Tamamen ağaçtan yapılmış olan büyük dişli çarkta bu özellikler, şekilde görüldüğü gibi boşlukların alınması göbek kalaslarında kamalarla, göbek kalaslarının dişli çark çemberine bağlantısı ise pimlerle gerçekleştirilmiştir. Çarkın diş merkezleri çapı 2 metre olup üzerine yine tahtadan yapılmış 60 adet dişli çakılmıştır. Bu dişler icabında sökülebilir ve değiştirilebilir. Büyük dişli ile çalışan küçük dişli (9) ise 11 diş adedinde olup demirden yapılmış bir mile bağlanmış bu mil aynı zamanda üst değirmen taşına da (10) bağlı olup hep beraber dönerler. Mil altta sabit olan değirmeş taşına (11) ve üstte (4) numaralı döner kızağa bağlı kalasa yataklanmıştır. Sistemin sabit olan yüklerini değirmen kulesine geçirilmiş olan iki adet kalas taşır (14) . Öğütülmüş olan tahıl unu (13) numaralı oluk vasıtası ile aşağıya akıtılır.</p>
<p>Bugün aynı yarımadada, aynı rüzgârlar geçmişin dinozorlarının kalıntılarını yalayarak yeni doğan pervanelere güç veriyorlar.</p>
<p>(*) Tasarımcı, emekli mekanik profesörü</p>
<p><a rel="attachment wp-att-961" href="http://www.kidonya.com/ayvalikta-yel-degirmenleri-yok-ediliyor/b180100/"><img class="alignleft size-medium wp-image-961" title="b180100" src="http://www.kidonya.com/wp-content/uploads/b180100-272x300.jpg" alt="" width="272" height="300" /></a><a rel="attachment wp-att-962" href="http://www.kidonya.com/ayvalikta-yel-degirmenleri-yok-ediliyor/b180200/"><img class="alignleft size-medium wp-image-962" title="b180200" src="http://www.kidonya.com/wp-content/uploads/b180200-249x300.jpg" alt="" width="249" height="300" /></a><a rel="attachment wp-att-963" href="http://www.kidonya.com/ayvalikta-yel-degirmenleri-yok-ediliyor/b190100/"><img class="alignleft size-full wp-image-963" title="b190100" src="http://www.kidonya.com/wp-content/uploads/b190100.jpg" alt="" width="217" height="201" /></a><a rel="attachment wp-att-964" href="http://www.kidonya.com/ayvalikta-yel-degirmenleri-yok-ediliyor/b190200/"><img class="alignleft size-full wp-image-964" title="b190200" src="http://www.kidonya.com/wp-content/uploads/b190200.jpg" alt="" width="271" height="194" /></a><a rel="attachment wp-att-965" href="http://www.kidonya.com/ayvalikta-yel-degirmenleri-yok-ediliyor/b190300/"><img class="alignleft size-full wp-image-965" title="b190300" src="http://www.kidonya.com/wp-content/uploads/b190300.jpg" alt="" width="270" height="233" /></a><a rel="attachment wp-att-966" href="http://www.kidonya.com/ayvalikta-yel-degirmenleri-yok-ediliyor/b190400/"><img class="alignleft size-medium wp-image-966" title="b190400" src="http://www.kidonya.com/wp-content/uploads/b190400-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kidonya.com/ayvalikta-yel-degirmenleri-yok-ediliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sahilde Boynu Bükük Üzerine … Giden gitti… Gelen Dalga 1(haydi sayalım)</title>
		<link>http://www.kidonya.com/sahilde-boynu-bukuk-uzerine-%e2%80%a6-giden-gitti%e2%80%a6-gelen-dalga-1haydi-sayalim/</link>
		<comments>http://www.kidonya.com/sahilde-boynu-bukuk-uzerine-%e2%80%a6-giden-gitti%e2%80%a6-gelen-dalga-1haydi-sayalim/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 Jan 2011 10:57:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Serap</dc:creator>
				<category><![CDATA[Belediyecilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kidonya.com/?p=889</guid>
		<description><![CDATA[Ayvalık’ta yaşamıyorum ama çocukluğumdan bu yana orada yaşayan sevdiklerimden dolayı sık gidiyorum. Ve seviyorum. Hiç değişmeyen çok şey var gibi geliyor kimi zaman. Kimi evler ve fabrikalar gibi… Ama öyle şeyler de oluyor ki inanamıyor insan gördüklerine. Böyle bir kötülüğü nasıl yapıyoruz kendimize ve sevdiklerimize diye. Kimi değişiklikleri de fark etmezsiniz öylece gidiverir gözlerinizden ya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kidonya.com/sahilde-boynu-bukuk-uzerine-%e2%80%a6-giden-gitti%e2%80%a6-gelen-dalga-1haydi-sayalim/banklar/" rel="attachment wp-att-890"><img class="alignleft size-medium wp-image-890" title="banklar" src="http://www.kidonya.com/wp-content/uploads/banklar-300x168.jpg" alt="" width="300" height="168" /></a><br />
Ayvalık’ta yaşamıyorum ama çocukluğumdan bu yana orada yaşayan sevdiklerimden dolayı sık gidiyorum. Ve seviyorum. Hiç değişmeyen çok şey var gibi geliyor kimi zaman. Kimi evler ve fabrikalar gibi… Ama öyle şeyler de oluyor ki inanamıyor insan gördüklerine. Böyle bir kötülüğü nasıl yapıyoruz kendimize ve sevdiklerimize diye. Kimi değişiklikleri de fark etmezsiniz öylece gidiverir gözlerinizden ya da <span id="more-889"></span>ellerinizden ama yüreğinizden gitmesi zordur.  Yakasına taktığı ya da kulağına sıkıştırdığı mevsimine uygun çiçeğiyle kendisi gitse de gözümün önünden gitmeyen görüntüsüyle, deniz kenarından yukarı doğru, Saatli Cami’ye giden yolun üzerindeki yerinde durur gibi hala Güllü Dede. Çamlık’ta Anneannemle gittiğim bahçe içindeki küçük ev duruyor ama belediye otobüsünden inilen yerin karşısında olan defne ağaçları yok. Anneannemin mis gibi taze lorla yaptığı kurabiyeler ve zeytinlikteki taşların arasından toplayıverdim dediği nergisler… Ve Anneannem, çoktandır o da yok. Kimi güzelliklerin gidişini bilirsiniz ve yüreğinizde duyarsınız acısını… Kimilerinin kaybı ise o anda sıradandır. Sokaklardaki defne ağaçlarının yeşili, yazları baygın yasemin kokusu yok artık sokaklarda. Zeytinlikten gelen çuvalın kenarına sokulmuş, baharın erken habercisi nergisleri çiçekçilerde görebilirsiniz artık. Fırından çıkan sıcacık kumru kokusu Ayvalık’ı terk edeli çok oldu. Gidenlere yanmak insana dair bir durumdur. Ama gidecekleri kurtarmak da… Yapılacak çok iş var, bu konuda yazılacak çok yazı.</p>
<p>Kaldırılan banklar yerine gelmeyecekse bunun tek açıklaması yerine daha iyileri konulması<br />
planlanmıştır da ondan diye düşünüyorum. Kim bilir? Akdeniz kıyılarında bulunan zenginle yoksulun<br />
eşit koşulda aynı zevki paylaştığı, birçok ressamın tuvalindeki mavi sandalyeleri gibi ama daha bize<br />
özgü. Neden olmasın?</p>
<p>Serap</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kidonya.com/sahilde-boynu-bukuk-uzerine-%e2%80%a6-giden-gitti%e2%80%a6-gelen-dalga-1haydi-sayalim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ayvalık&#8217;ın suyu satışta ve zeytinlikler tehlikede</title>
		<link>http://www.kidonya.com/ayvalikin-suyu-satista/</link>
		<comments>http://www.kidonya.com/ayvalikin-suyu-satista/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Apr 2010 08:29:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hasan Cengiz Yazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Belediyecilik]]></category>
		<category><![CDATA[hasan bülent türközen]]></category>
		<category><![CDATA[suyun özelleştirilmesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kidonya.com/?p=750</guid>
		<description><![CDATA[Uzun zamandır gündemde olan &#8220;kartlı sistem&#8221;li sayaç ihaleye çıkıyor. Bunun anlamı suyun satışının kapısı aralanması demek. Hasan Bülent Türközen her iki seçimde de kazanma şansı olmayan bir başkan adayıydı. Görülen o ki, sermaye gruplarına en büyük tavizleri vermiş, bu nedenle de sürekli olarak ve de oyunu arttırarak seçilmeye devam ediyor. Aldığı yüksek oyun sermaye gruplarının [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-752" href="http://www.kidonya.com/ayvalikin-suyu-satista/zeytinsen-logo/"><img class="alignleft size-medium wp-image-752" title="zeytinsen logo" src="http://www.kidonya.com/wp-content/uploads/zeytinsen-logo-300x300.jpg" alt="" width="300" height="300" /></a>Uzun zamandır gündemde olan &#8220;kartlı sistem&#8221;li sayaç ihaleye çıkıyor. Bunun anlamı suyun satışının kapısı aralanması demek. Hasan Bülent Türközen her iki seçimde de kazanma şansı olmayan bir başkan adayıydı. Görülen o ki, sermaye gruplarına en büyük tavizleri vermiş, bu nedenle de sürekli olarak ve de oyunu arttırarak seçilmeye devam ediyor. Aldığı yüksek oyun sermaye gruplarının maniplasyonu sayesinde kendi lehine olduğunu elbette biliyor ve onun için de onların bir dediklerini iki etmiyor. Şimdiye kadar ne kent için, ne çevre için, ne Ayvalık Halkı için ciddi bir iş yapmayan, mevcut sorunların artarak devamına neden olan Türközen, şimdi de suyun satışına son noktayı koyuyor.</p>
<p>Türközen&#8217;in gözü yukarlarda. Milletvekili seçilmek istiyor. Türkiye ve Balıkesir&#8217;deki politik durumu bilmiyor olsa gerek. CHP&#8217;nin Balıkesir&#8217;de üçten fazla milletvekili çıkarma şansı yok. O üç sıra da sermaye gruplarına daha büyük hizmetler vermiş kişilere ayrılmış durumda. Bu nedenle Türközen ve Hüsnü Erol fazla heveslenmesinler. İlla seçilmek istiyorlarsa AKP&#8217;ye geçmeleri uygun olur. Her ikisinin de böyle bir transfer fikrine soğuk yaklaşacağını zannetmem <img src='http://www.kidonya.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Koltuk gelsin de nereden gelirse gelsin !!</p>
<p>Tekrar hatırlatmak zorundayım gelecek Belediye seçimleri Ayvalık&#8217;ta yalnızca &#8220;koltuk&#8221; için yapılacaktır. Boş bir kasa, bütün hizmetleri özelleştirilmiş bir idare. Hiçbir karar ve yetkisi olmayan bir belediye. Herşey şimdi olduğundan daha açık ve net olarak para babalarının olacak.</p>
<p>Belediye Meclisi suyun satışına &#8220;evet&#8221; derse politik duruşları ne olursa olsun ağır bir insanlık suçu işlemiş olacaktır.</p>
<p>Bununla birlikte bilinmelidir ki Ayvalık Halkı er ya da geç  su hakkını geri alacak suyu uluslararası şirketlere peşkeş çekenler ve bu konuda sessiz kalanlar hesap vereceklerdir.</p>
<p>Enerji Bakanı dedi ki &#8220;su insan hakkıdır dersek herkese bedava su vermek zorunda kalırız&#8221; biz sayın bakandan daha fazlasını da talep ediyoruz. Su hayatın kendisidir. Yalnızca insanlara değil, hayvanlara, bitkilere, küf ve mantarlara da hayat verir.  Bu nedenle &#8220;su insan hakkıdır&#8221; talebi bile yeterli bir talep değildir.</p>
<p>Sayın Bülent Türközen Enerji Bakanı gibi düşünüyor. &#8220;Herşeyin bedeli vardır, Ayvalık&#8217;ta yaşamak ayrıcalıksa herkes bu ayrıcalığın bedelini ödemelidir. Parası olmayan Ayvalık&#8217;ı terketsin&#8221;</p>
<p>Biz böyle düşünmüyoruz. Ayvalık&#8217;ı terketmeyeceğiz, suyumuzu sattırmayacağız.</p>
<p>Öte yandan gerek maden yasası gerekse zeytin yasası aracılığı ile Madencilere, taş ocaklarına, büyük sanayi işletmelerine yol açılmaya çalışılıyor.</p>
<p>Zeytin yasasına eklenecek cümle şöyle: “Bakanlıkça tespit ve ilan edilen zeytinlik sahaları içinde zeytinyağı  fabrikası hariç zeytinliklerin üreme ve gelişmesine mani olmayacağı  Çevresel Etki Değerlendirme sürecinde belirlenmiş olan madencilik arama  ve işletme faaliyetleri ile bu faaliyetlerle ilgili tesis ve altyapı  tesislerinden ibaret geçici tesisler ve yenilenebilir enerji  kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesisleri yapılabilir ve  işletilebilir.” Yerel olarak Ayvalık Belediyesi&#8217;nin yaptığını merkezi idarede AKP yapıyor. Bu yasa çıktıında Ayvalık&#8217;ta turizmin rant alanına giren bir tek ağaç kalmaz, ayrıca ne demek &#8220;yenilenebilir&#8221; ?? Barajlar da buna dahil mi? &#8220;ÇED raporu olan işletme&#8221; denmiş biz ÇED raporlarının nasıl alındığını Karaayıt örneğinden gayet iyi biliyoruz.</p>
<p>Bunu bilin ki bu yasa çıkarsa  bölgemizdeki zeytinlerin en az yarısını kaybederiz.</p>
<p>Bu yasalardaki değişikliklerden derhal vazgeçilmelidir.</p>
<p>Yerel ve Merkezi idareler tencere ve kapak gibi. Hepsine karşı mücadelemiz sürecek.</p>
<p>Hasan Cengiz Yazar</p>
<p>Zeytin-Sen Yönetim Kurulu Üyesi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kidonya.com/ayvalikin-suyu-satista/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&quot;Başkan Babamızın Sonbaharı&quot;</title>
		<link>http://www.kidonya.com/baskan-babamizin-sonbahari/</link>
		<comments>http://www.kidonya.com/baskan-babamizin-sonbahari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jul 2008 12:04:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hasan Cengiz Yazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Belediyecilik]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kidonya.com/?p=297</guid>
		<description><![CDATA[CHP&#8217;li Ayvalık Belediyesi sonbaharını yaşıyor. 2004 seçimlerinde kaderin bir cilvesi beklemedikleri bir şekilde seçimi almışlardı. Çoğu kişi &#8220;CHP seçimi kazanacağını bilseydi Türközen&#8217;i aday göstermezdi&#8221; diyor. 2004 seçimlerinde ne olmuştu hatırlayalım: Hemen herkes &#8220;Ahmet Tüfekçi gitsin de kim gelirse gelsin&#8221; diyordu.  Ahmet Tüfekçi gitti ve yerine herhangi biri geldi. O kadar. Peki seçime katılan bu iddialı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>CHP&#8217;li Ayvalık Belediyesi sonbaharını yaşıyor. 2004 seçimlerinde kaderin bir cilvesi beklemedikleri bir şekilde seçimi almışlardı. Çoğu kişi &#8220;CHP seçimi kazanacağını bilseydi Türközen&#8217;i aday göstermezdi&#8221; diyor.</p>
<p>2004 seçimlerinde ne olmuştu hatırlayalım: Hemen herkes &#8220;Ahmet Tüfekçi gitsin de kim gelirse gelsin&#8221; diyordu.  Ahmet Tüfekçi gitti ve yerine herhangi biri geldi. O kadar.</p>
<p>Peki seçime katılan bu iddialı insanların ne gibi amaçları, programları vardı? Ne gibi kadroları vardı ? Dünya görüşleri neydi?</p>
<p>Bugün kim hatırlıyor ?<span id="more-297"></span></p>
<p>Daha önceki belediye uygulamalarından farklı bir tek vaadi vardı CHP&#8217;nin &#8220;Kent Senatosu oluşturarak, belediyeyi halkımızla birlikte yöneteceğiz&#8221;.</p>
<p>Evet. Bu konuda şekli bir takım çalışmalar oldu, olmasına ama  hep kağıt üzerinde kaldı. Bu kent meclisinden ya da kent konseyinden önerilen bir iki önemsiz başlığı saymazsak hiç birşey yapılmadı diyebiliriz.</p>
<p>&#8220;Dar gelirli vatandaşları ev sahibi yapmak&#8221;, &#8220;sağlık merkezleri kurmak&#8221; gibi kendilerinin bile inanmadığı kuru sıkı vaatler zaten olamazdı olmadı da.</p>
<p>Yalnız nedendir &#8220;sahili doldurmaya&#8221; kalkıştılar, belki gelişen muhalefetten, belki de para yetmediği için bundan vazgeçtiler. Vaatlerinde halbuki böyle bir madde yoktu.</p>
<p>Tabii başka şehirlerin yavaş yavaş terk ettiği &#8220;dolmuşçuluk&#8221; gibi bir müessese kazandı Ayvalık CHP sayesinde. Hüsnü Erol bir Belediye Meclis toplantısında bu konudaki eleştirilere şöyle cevap vermişti: &#8220;bunlar da Ayvalık çocuğu canım&#8221;.</p>
<p>En son suyu özelleştirmenin adımlarını atıyor CHP&#8217;li belediye. &#8220;Suyu içilebilir ve ucuz&#8221; yapacakları sözünü tekzip edecekler herhalde.</p>
<p>Sözün üzerine yatmak kolay. 80 yıllık Ayvalık Halkevi&#8217;ne yer vermez, Karaayıt Köylüleri&#8217;ne &#8220;size kuyu açacağım&#8221; deyip Baykal&#8217;ın mitingine getirir, sonra da arkasını dönüverir.</p>
<p>Bunlar benim için normal şeyler. Hiç şaşırmadım.</p>
<p>Mesela sormak lazım &#8220;CHP&#8217;li Belediye Meclis Üyesi Süleyman Kemer neden belediye meclisinden istifa etti ?&#8221;  diye. Bir açıklama var mı?</p>
<p>Mesela Migros&#8217;un yeri için 2 defa red oyu veren belediye meclisi nasıl olup da noktası virgülü aynı olan bu kararı üçüncü seferinde onayladı ?</p>
<p>Evet Ayvalık&#8217;ta bir belediye yönetiminin daha sonu yaklaştı. Gelecek yıl o sıralarda başkaları oturacak, ve ihtimal ben yine muhalefet yapıyor olacağım.</p>
<p>Peki nasıl bir yerel yönetim istiyorum ?</p>
<p>Öncelikle korkmayacak, satın alınamayacak bir yönetim gerekli.</p>
<p>Peki herkesin cesaret sınırı sınırlı olduğuna göre, ve de herkesin bir fiyatı olduğuna göre bu nasıl olacak?</p>
<p>Bunun tek yolu doğrudan halkın söz sahibi olduğu bir yönetim biçimine geçmektir.</p>
<p>Temsili demokrasi, krallık, diktatörlük gibi yönetim biçimlerine göre elbette daha demokratiktir. Ama son 150 yıldır tüm dünyada bu yönetim biçiminin tüm falsoları ortaya çıkmıştır.</p>
<p>O halde şöyle bir yönetim biçimi olmalıdır:</p>
<p>Apartman yönetimlerinde, sokak komitelerinde, nihayet mahalle ve şehir komitelerinde toplumun katman katman örgütlendiği, seçtiklerini beğenmediklerinde alaşağı edip hemen bir başkasını seçtikleri bir yönetim.</p>
<p>Hemen herkesin sürekli siyaset yaptığı, bu nedenle hiç kimsenin profesyonel siyasetçi olmadığı, olamadığı bir yönetim.</p>
<p>Hemen her siyasi kararın şeffaf biçimde alındığı onaylandığı, gerektiğinde derhal vazgeçildiği bir yönetim.</p>
<p>Evet böyle bir yönetim arzuluyorum ve bu gerçekleşmediği sürece muhalif kalacağım. Öteki türlü dünyanın en dürüst en akıllı insanları bile yönetime gelse nafile.</p>
<p>Evet eleştirilerim kişisel değil ideolojiktir.</p>
<p>CHP sol bir yapı değildir. Ama sol olma iddiasındadır.</p>
<p>Solcular  olarak CHP&#8217;nin solla uzaktan yakından bir ilişkisinin olmadığını kanıtlamak da bir siyasi görevdir. Bunu yapmazsak, yani CHP&#8217;nin yaptıklarını eleştirmezsek asıl o zaman sola zarar vermiş oluruz.</p>
<p>İşimiz son dönem elbette kolaylaştı. CHP merkezi düzeyde solla olan köprülerini attı. Ergenokon&#8217;un avukatlığını yapıyor. Biz de her mahalli seçim döneminde CHP&#8217;nin sol olmadığını kanıtlamak için lüzumsuz ittifak görüşmeleri yapma zahmetinden kurtulduk.</p>
<p>Yerel düzeyde ise Ahmet Tüfekçi&#8217;den farklı olmadıklarını her uygulamalarıyla kanıtladılar. Hatta şöyle bir manzara bile mümkün AKP&#8217;ye karşı Ayvalık&#8217;ta CHP,Tüfekçi, MHP ittifakı !!!</p>
<p>Bütün bunlar ötesinde Türközen 80 yıllık belediye başkanları içinde sıradan bir isim, birkaç ay içinde unutulacak bir kimlik olacaktır. Meyhane-belediye arasında şu anda katettiği  mesafeyi gelecek yıl muhasebe bürosu- meyhane arasında katediyor olacaktır. Belediye başkanı olduğu günleri hüzünle anacak, belki kendisinin şu an yanından hiç ayrılmayan kadim (sandığı) dostları onu çoktan unutmuş başkalarına dalkavukluk yapıyor olacaktır. O zaman sanırım Türközen&#8217;i bir tek biz memleketin sahici solcuları ve de daimi muhalifleri hatırlayacaktır.</p>
<p>Çünkü:</p>
<p>Biz bu şehrin onuru, umudu ve namusuyuz.</p>
<p>Satın alınamayan ve korkutulamayanlarız.</p>
<p>“Başkan babamızın son baharı” bitecek, “Albaya kimseden mektup gelemeyecek”tir.</p>
<p>Ve kim bilir yalnızlık “kaç yüzyıl” sürecektir.</p>
<p style="margin-bottom: 0in;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kidonya.com/baskan-babamizin-sonbahari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>17</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Küçükköy suyu özelleştirdi Ayvalık yolda</title>
		<link>http://www.kidonya.com/kucukkoy-suyu-ozellestirdi-ayvalik-yolda/</link>
		<comments>http://www.kidonya.com/kucukkoy-suyu-ozellestirdi-ayvalik-yolda/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Jul 2008 08:07:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hasan Cengiz Yazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Belediyecilik]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kidonya.com/?p=290</guid>
		<description><![CDATA[Dünya Ticaret Örgütü ve uluslararası su tekellerinin emirleriyle şubat ayında çıkarılan yasa ile gerek şehirlerdeki gerekse kırlardaki su kaynaklarının özelleştirilmesi süreci başladı. Bahane belli &#8220;suyun iyi idare edilmesi&#8221;. Buna göre özelleştirme şehirlerde belediyeler kırlarda ise sulama birlikleri eliyle (ve il özel idareleri eliyle) yürütülecek. Bu konuda en güzel örnek Meksika. Meksika&#8217;da hükümet suyu özelleştirir ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kidonya.com/wp-content/uploads/2008/07/su.jpeg"><img class="alignright alignnone size-medium wp-image-291" style="margin: 5px;" title="su" src="http://www.kidonya.com/wp-content/uploads/2008/07/su.jpeg" alt="" /></a></p>
<p>Dünya Ticaret Örgütü ve uluslararası su tekellerinin emirleriyle şubat ayında çıkarılan yasa ile gerek şehirlerdeki gerekse kırlardaki su kaynaklarının özelleştirilmesi süreci başladı. Bahane belli &#8220;suyun iyi idare edilmesi&#8221;. Buna göre özelleştirme şehirlerde belediyeler kırlarda ise sulama birlikleri eliyle (ve il özel idareleri eliyle) yürütülecek.</p>
<p>Bu konuda en güzel örnek Meksika. Meksika&#8217;da hükümet suyu özelleştirir ve bir şirkete satar. Bunun sonunda şirket suya büyük zamlar yapar. Halk su kullanamaz olunca çatılarına bidon koyup yağmur suyu toplamaya ve onu kullanmaya başlar. Şirket buna da tahammül edemez hükümete baskı yapar ve &#8220;çatılara kap konmasını yasaklayan&#8221; bir yasa çıkarılmasını sağlar.</p>
<p>Önümüzde Türkiye&#8217;nin de benzer bir süreci yaşayacağına kuşku yok.</p>
<p>Mesela &#8220;su sertifikası&#8221; meselesi. Diyelim ki patlıcan ürettiniz ve pazarda satıyorsunuz. Bir yetkili gelip &#8220;su sertifikası&#8221; isteyecek. &#8220;Yani sen bu patlıcanı hangi suyla yetiştirdin ?&#8221; diyecek. Bunun için tarlanızın civarında hangi şirket su hakkına sahipse ondan belge alacaksınız.<img src="../wp-includes/js/tinymce/plugins/wordpress/img/trans.gif" border="0" alt="" width="1" height="1" align="bottom" /></p>
<p><span id="more-290"></span>Daha bitmedi, başka bir yetkili daha peyda olacak : &#8220;nerde senin patlıcanlarının tohum sertifikası?&#8221; diyecek. Siz &#8220;patlıcanında da sertifikası mı olur?&#8221; demeye kalmadan derdest edileceksiniz.</p>
<p>Şaka değil yeni tohumculuk yasası tam da bunu emrediyor. Pazarda esrar satsanız daha az ceza yersiniz.</p>
<p>&#8220;Fikri mülkiyet&#8221; uzun zamandır bilim çevrelerinin, sanat çevrelerinin, bilgisayar programcılarının bildiği bir kavramdı. Şimdi bu &#8220;fikri mülkiyet&#8221; yerinde durduğu gibi durmuyor mal ve hizmetler üzerinde &#8220;gözle görünür elle tutulur&#8221; bir mülkiyet haline geliyor.</p>
<p>Bir zamanlar bir siyasetçimiz &#8220;Sıfırı Araplar bulmuştur bu nedenle her sıfır için Arap milletine belli bir bedel ödememiz lazım&#8221; demişti de çok gülmüştük. Ama şaka değil şimdi bu gerçekleşiyor.</p>
<p>Yarın bir gün gıdalarımız, giysilerimiz, kullandığımız kağıt vs. üzerinde birileri hak iddia etmeye başlayacak emin olun.</p>
<p>Mesela &#8220;şu kağıt daha dayanıklı çünkü benim genetik ürünüm olan şu bitkiden yapılıyor&#8221; evet efendim pamuk eller cebe.</p>
<p>Fikri buluşun şahsın sırf kendine ait olduğu gibi aptalca bir iddiadan çıkıyor bütün bunlar. Yani &#8220;sıfırı Araplar buldu&#8221; meselesi. Peki rakamları kim buldu ? Yazıyı kim buldu ? Bilinen, yapılan her şeyde en nihayetinde beğenelim, beğenmeyelim, kabul edelim etmeyelim bütün insanlığın, yaşayan ve geçmişte yaşamış bütün insanların az ya da çok bir emeği, katkısı yok mu?</p>
<p>Su ile ilgili uluslararası şirketlerin en çok üzerinde durdukları konu: ticarileştirme ve tahsilat kolaylığı. Dünyada petrol ve sudan elde edilen net kar 1 trilyon dolar. Ama petrolün hemen tamamı özel şirketlerin elinde, suyun ise %5&#8242;i.</p>
<p>Peki ne olacak &#8220;Allah&#8217;ın suyunu&#8221; bir takım şahıslara verecekler. Zemzem kuyusuna bile sayaç takacakları rivayet ediliyor.</p>
<p>Böyle olunca &#8220;Allah&#8217;ın suyu&#8221; gibi bir kavramı kafalardan silme gayreti içine giriyorlar. Şöyle diyorlar &#8220;çikolata ihtiyaçtır, su da ihtiyaçtır, çikolata satılıyor o halde su da satılabilir.&#8221;</p>
<p>Ama bazıları &#8220;su hayattır gerisi yalandır&#8221; türünden laflar ediyormuş, ne gam!</p>
<p>Türkiye&#8217;de belediyeleri suyu halka verirken en az %10 kar payı koymak zorunda bırakan özel bir kanun çıkarılmış durumda.</p>
<p>Diğer tahsilat sorunu ise &#8220;kartlı sistem&#8221;le aşılıyor.</p>
<p>Almancı kardeşlerimiz bunu gayet iyi bilir. Ama o zamanlar kart değil &#8220;peni&#8221; kullanılıyordu ve bu penileri buzdan yapmak mümkündü, ama kartların buzdan taklidini yapmak iki defa mümkün değil. Öncelikle su yok, sonrada kartın manyetik şeridi var. (!)</p>
<p>Şöyle ki: Belediyelerin suyu kesme hakkı ve yetkisi yok. Ancak ödenmeyen su borcu için icra davası açabiliyorlar, ama suyu asla kesemiyorlar. Kartlı sistem ise kart bittiğinde suyu otomatik olarak kesiyor. Kart makineleri ve su adım adım bazı şirketlere satılıyor v.s. v.s.</p>
<p>Bu konuda direnmek mümkün otomatik makineyi takmamak filan gibi bireysel, ya da örgütlenerek toplumsal bir mücadele yürütülebilir.</p>
<p>İşte bu anda Küçükköy Belediyesi bu uygulamaya geçmiş durumda, pek yakında Ayvalık Belediyesi de geçecek. Gelecek seçimlerde belediye seçimleri yalnızca bir koltuğa oturmak için yapılacak. Şehre hizmet götürmek için değil. Parası olmayan, ya da az parası olanlar, yani yoksullar artık Ayvalık ve Küçükköy dışında bir yer arasınlar kendilerine.</p>
<p>Bölgemizden göç başlayacak. Başka şehir bulunur mu dersiniz ?</p>
<p>O halde ?</p>
<p>O halde &#8220;adalet&#8221; de insanlığın ortak bir üretimiyse yani üzerinde hala birileri mülkiyet iddiasında bulunmadığına göre, ve bu &#8220;özgürlük&#8221;, &#8220;eşitlik&#8221;, &#8220;barış&#8221;, &#8220;onur&#8221; gibi kavramlar için de geçerliyse.</p>
<p>Gideceğimiz başka bir şehir, başka bir dünya olmadığına göre, Mars&#8217;tan da umut kesildiğine göre. Mücadele etmek, ve bu saldırıyı püskürtmek zorundayız.</p>
<p>Bu dünyanın sokaklarında, yaşayıp, bu dünyanın sokaklarında öleceğiz.</p>
<p style="margin-bottom: 0in;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kidonya.com/kucukkoy-suyu-ozellestirdi-ayvalik-yolda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kente karşı suç !</title>
		<link>http://www.kidonya.com/kente-karsi-suc/</link>
		<comments>http://www.kidonya.com/kente-karsi-suc/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 10 Jun 2007 12:35:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hasan Cengiz Yazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Belediyecilik]]></category>
		<category><![CDATA[imar]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kidonya.com/kente-karsi-suc/</guid>
		<description><![CDATA[“Bina ile zina çoğaldı başımıza taş yağacak” derler. Ayvalık Gümrüğü yeni yapılan limana taşınıyor. Güzel&#8230; Şehir içindeki resmi binaların (okullar ve hastaneler dışında) şehir dışına taşınması iyi olur. Fakat şöyle bir durum var. Yeni yapılan gümrük binasının hemen 100 metre ilerisinde Yunanlılardan kalma eski hastane binası şimdi de vergi dairesi binası olarak kullanılan yer var. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom: 0in;">“Bina ile zina çoğaldı başımıza taş yağacak” derler. Ayvalık Gümrüğü yeni yapılan limana taşınıyor. Güzel&#8230; Şehir içindeki resmi binaların (okullar ve hastaneler dışında) şehir dışına taşınması iyi olur. Fakat şöyle bir durum var. Yeni yapılan gümrük binasının hemen 100 metre ilerisinde Yunanlılardan kalma eski hastane binası şimdi de vergi dairesi binası olarak kullanılan yer var.  Mademki gümrük binasının yeni limana hakim bir yere yapılması elzemdi, bu vergi dairesi binası kulllanılsaydı ve v<a title="gbinasi.jpg" href="http://www.kidonya.com/wp-content/uploads/2007/06/gbinasi.jpg"><img title="gbinasi.jpg" src="http://www.kidonya.com/wp-content/uploads/2007/06/gbinasi.jpg" alt="gbinasi.jpg" hspace="5" vspace="5" align="right" /></a>ergi dairesi de deniz kenarı olmayan bir yere yapılsaydı ? Olmaz mıydı? Devlet denizi vatandaşa kapatmak için elinden geleni yapıyor.</p>
<p style="margin-bottom: 0in;">Bir de şu yeni yapılan gümrük binasının  görgüsüzce, cahilce yapılışına ne demeli? Bu bina 40 metre sola ya da sağa yapılsaydı ne olurdu ? Vatandaşlar denizi görürülerse kıyamet mi kopar ? Bu binanın sözüm ona “modern” çizgilerine, koca pencerelerine gelince “akılsız insanların akıllı binası” demek gerekiyor. Nasıl ısıtılacak ve nasıl soğutulacak ? Sürekli <a title="ekonomi.jpg" href="http://www.kidonya.com/wp-content/uploads/2007/06/ekonomi.jpg"><img title="ekonomi.jpg" src="http://www.kidonya.com/wp-content/uploads/2007/06/ekonomi.jpg" alt="ekonomi.jpg" hspace="5" vspace="5" align="left" /></a>olarak klima çalışacak &#8230; eee &#8230; sonra da doğru dürüst bir bina yapımı için gerekli maliyet 8-10 yıl içinde elektrik faturası olarak bizim cebimizden çıkacak. Peki şu güzelim vergi dairesine, şu güzelim fabrika (evet fabrika) binasının zarafetine, görkemine bakmamak ne demek? Gümrük binasını ve Migros binasını çizenler diplomalarını  hangi gecekondu üniversiden almışlar? Bunlar evlerinin oturma odasını tuvalet diye kullandıklarına eminim.</p>
<p style="margin-bottom: 0in;">Peki bütün bunlara izin veren belediyeye ne demeli ?<a title="vergidairesi.jpg" href="http://www.kidonya.com/wp-content/uploads/2007/06/vergidairesi.jpg"><img title="vergidairesi.jpg" src="http://www.kidonya.com/wp-content/uploads/2007/06/vergidairesi.jpg" alt="vergidairesi.jpg" hspace="5" vspace="5" align="right" /></a></p>
<p style="margin-bottom: 0in;">Binmiş bir KOÇ alametine gidiyor kıyamete.</p>
<p style="margin-bottom: 0in;">KOÇ yatırım yapacakmış ? Ne yatırımı ? Üretim ? Sabun ? İmalat ? Hayır efendim market açacak 100 kişi çalışacakmış. Markette çalışmak “iş” midir allah aşkına ? Bu tür “iş”lere dünya çapında MAC-iş deniyor. Yani part-time, yani sigortasız, yani sendikasız, yani uzmanlaşma, geliştirme, yaratılık karşıtı tam bir kölelik. “Oğlum-kızım boşta geziyor” demesinler işi.  Bol prim-az maaş işi.  Bu tür bir “iş” 200 kişiyi işsiz bırakır şuraya yazıyorum.</p>
<p style="margin-bottom: 0in;">Neden eski sabunhanelerd<a title="migros.jpg" href="http://www.kidonya.com/wp-content/uploads/2007/06/migros.jpg"><img title="migros.jpg" src="http://www.kidonya.com/wp-content/uploads/2007/06/migros.jpg" alt="migros.jpg" hspace="5" vspace="5" align="left" /></a>en birisini açıp gerçek “iş”in ne olduğunu göstermez belediye ? Piyasadaki sabunlardan daha kaliteli ve ucuz sabun-sabun tozu üretmek bizim için “iş”ten bile değil unuttunuz mu? Ayvalık insanı o kadar beceri yoksunu mu?</p>
<p style="margin-bottom: 0in;">Çünkü böyle bir üretim tekellerin “işi”ne gelmez de ondan&#8230; Siyaset ya tekellerin borazanı olarak yapılır ya da halkın sözcüsü olarak.</p>
<p style="margin-bottom: 0in;">
<p style="margin-bottom: 0in;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kidonya.com/kente-karsi-suc/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

