11 Eyl 2007 Yazar: Hasan Cengiz Yazar
Ayvalık Belediyesi özelleştirmelere devam ediyor. Geçen yıl açılan dolmuş hatları belediyenin ulaşım işletmesini çökme noktasına getirdi. Kamuya ait olan imtiyazları sırf birkaç oy kazanacağıö diye birilerine devrediyorlar. Bunun sonu Küçükköy Belediyesi’nin yaptığı gibi birkaç yıl sonra “zarar ediyor o halde özelleştirelim” demek olacaktır.
Özelleştirme insanlığın son iki yüzyılda yarattığı tüm toplumsal kazanımları ortadan kaldırma saldırısıdır.
Toplu ulaşım sosyal bir haktır. Devredilemez. Satılamaz.
Hele hele dolmuş !!!
Denizi niye kullanmıyorsunuz? Demiryolunu, tranvayı, troleybüsü niye “ütopya” ilan ediyorsunuz?
Kent ulaşımına bulduğunuz çözüm “dolmuş” oluyor.
Bu belediyeclik değildir.
Bu şehircilik değildir.
Bu, bu ülkeden nefret etmenin işaretidir.
Bu neo-libralizmdir. Vahşi kapitalizmdir.
Bu “demiryolu komünist işi” diyen Özalizmdir.
Ketegori: Haberler | 1 Yorum »
02 Ağu 2007 Yazar: Hasan Cengiz Yazar
Ayvalık her zaman olduğuı gibi Türkiye’deki genel havadan farklı bir seçim sonucu sundu herkese. “Kıyılar CHP ve MHP’nin” şeklinde yapılan yorumu bir nebze haklı çıkaran bir durum bu. Bir yanda milliyetçi hezeyan, bir yanda AKP’nin yaşam biçimlerine yönelik yarattığı endişe bu iki korkuyu işleyen iki partiye CHP ve MHP’ye yaramış görünüyor. AKP ise 7000 civarında aldığı oyla “ben de varım” diyor.
Bağımsızın İsmet Şahin’in aldığı oyların 2002 seçimlerinde DEHAP’ın aldığı oyların gerisine düşmesi de dikkat çekici. DP ise bir varlık gösteremedi.
CHP ve MHP için bu aldıkları oylar üst sınırdır Ayvalık’ta artık. Bunun ötesinde hamaset sökmez. Somut siyasi, ekonomik, toplumsal projelerle ortaya çıkmaları gerekir. Heyhat MHP ve CHP’den “somut proje” beklemek ne mümkün?
Ayvalık’ta gerçek sol için uygun bir siyasal zemin ortaya çıkıyor. Konuşmaya yüzü olanların sesi artık daha çok duyulacak emin olun.
Ketegori: Haberler, Tarih, Yerel Haberler | Yorum yok »
01 Ağu 2007 Yazar: Hasan Cengiz Yazar
(Φώτης Κόντογλου) Fotis Kontoglu, 8 Kasım 1895′de Ayvalık’ta doğdu, 13 Temmuz 1965′de Atina’da öldü.Yunanca deyim araştırmaları yaptı, edebiyat ve resim çalışmalarında bulundu. En önemlisi Bizans ikonacıla
rının temsilcisiydi. Onun “Otuzların doğuşu” düşüncesinin bugünkü temsilcileri öğrencileri, Yannis Çaruhis ve Nikos Evanopulos’tur.
Hayatı:
Fotis Kontoglu, Nikolou Apostelli ve Despos Kontoglu’nun oğludur. Ayvalık’ta 1895′de doğdu.
Bir yıl sonra babasını kaybetti, üç kardeşiyle birlikte amcası Aya Paraskevi (Tımarhane Adası)’deki başpapaz Stefanos Kontoglu’nun yanına girdiler, bunu annesinin aile soyadını kullanmasına borçluydu. Çocukluk ve gençlik yıllarını Ayvalık’ta geçirdi.
1912 de cimnazyuma başladı, Strati Duka’dan sanat ve resim dersleri aldı. Melisa (arı) adında süreli bir yayın çıkaran bir öğrenci topluluğunun üyesi oldu, Kontoglu resim süslemelerini yapıyordu.
Daha sonra Atina’daki güzel sanatlar okuluna devam etti ama mezun olamadı. 1914′de öğrenimini Paris’te deam etmye gitti, yabancı okulların resimlerini inceledi. Aynı zamanda Illustration dergisinde çalıştı, 1916′da ikona kitabı yapmasını sağlayan olan ilk ödülünü Knut Hamsun’dan aldı, 1917′de İspanya ve Portekiz’i, 1918′de de Fransa’yı gezdi. İlk edebi eserini Pedro Cazas’ı yazdı. Dünya Savaşı’n
ın sonunda 1919′da yurduna döndü. “Neo Antropi” (Yeni İnsan) adında bir manevi topluluk kurdu. Ona İlyas Venezi ve Stratis Dukas’da katıldı “Kidonya Bakiresi’nde” Pedra Cezas’ı getirdiler. Onlara fransızca ve sanat tarihi öğretti.
Küçük Asya felaketinden sonra önce Midilli’ye daha sonra Atina’ya gitti. Yunan edebiyatı üzeri ne coşkuyla çalışmaya Elleni Aleksiu, Markos Avgeris, Galetia Kazancaki ve Nikos Kazancakis tarafından davet edildiler.
1923′de Aya Oros’u (Aynoros) gezdi, oradan Bizans resmini keşfetti, birçok çizim yaptı ve yazı yazdı. Bu konudaki ilk çalışması “Atoke Sanatı”dır. 1925′de Neo İyonya’da Maria Haci Kaburi ile evlendi.
Son olarak Atina Belediyesi’nde ressam olarak çalıştı.
13 Temmuz 1965′de Atina’da öldü.
Eserleri bugün Atina ve Kahire müzelerinde sergilenmektedir.
Ketegori: Haberler, Tarih | Yorum yok »
10 Haz 2007 Yazar: Hasan Cengiz Yazar
“Bina ile zina çoğaldı başımıza taş yağacak” derler. Ayvalık Gümrüğü yeni yapılan limana taşınıyor. Güzel… Şehir içindeki resmi binaların (okullar ve hastaneler dışında) şehir dışına taşınması iyi olur. Fakat şöyle bir durum var. Yeni yapılan gümrük binasının hemen 100 metre ilerisinde Yunanlılardan kalma eski hastane binası şimdi de vergi dairesi binası olarak kullanılan yer var. Mademki gümrük binasının yeni limana hakim bir yere yapılması elzemdi, bu vergi dairesi binası kulllanılsaydı ve v
ergi dairesi de deniz kenarı olmayan bir yere yapılsaydı ? Olmaz mıydı? Devlet denizi vatandaşa kapatmak için elinden geleni yapıyor.
Bir de şu yeni yapılan gümrük binasının görgüsüzce, cahilce yapılışına ne demeli? Bu bina 40 metre sola ya da sağa yapılsaydı ne olurdu ? Vatandaşlar denizi görürülerse kıyamet mi kopar ? Bu binanın sözüm ona “modern” çizgilerine, koca pencerelerine gelince “akılsız insanların akıllı binası” demek gerekiyor. Nasıl ısıtılacak ve nasıl soğutulacak ? Sürekli
olarak klima çalışacak … eee … sonra da doğru dürüst bir bina yapımı için gerekli maliyet 8-10 yıl içinde elektrik faturası olarak bizim cebimizden çıkacak. Peki şu güzelim vergi dairesine, şu güzelim fabrika (evet fabrika) binasının zarafetine, görkemine bakmamak ne demek? Gümrük binasını ve Migros binasını çizenler diplomalarını hangi gecekondu üniversiden almışlar? Bunlar evlerinin oturma odasını tuvalet diye kullandıklarına eminim.
Peki bütün bunlara izin veren belediyeye ne demeli ?
Binmiş bir KOÇ alametine gidiyor kıyamete.
KOÇ yatırım yapacakmış ? Ne yatırımı ? Üretim ? Sabun ? İmalat ? Hayır efendim market açacak 100 kişi çalışacakmış. Markette çalışmak “iş” midir allah aşkına ? Bu tür “iş”lere dünya çapında MAC-iş deniyor. Yani part-time, yani sigortasız, yani sendikasız, yani uzmanlaşma, geliştirme, yaratılık karşıtı tam bir kölelik. “Oğlum-kızım boşta geziyor” demesinler işi. Bol prim-az maaş işi. Bu tür bir “iş” 200 kişiyi işsiz bırakır şuraya yazıyorum.
Neden eski sabunhanelerd
en birisini açıp gerçek “iş”in ne olduğunu göstermez belediye ? Piyasadaki sabunlardan daha kaliteli ve ucuz sabun-sabun tozu üretmek bizim için “iş”ten bile değil unuttunuz mu? Ayvalık insanı o kadar beceri yoksunu mu?
Çünkü böyle bir üretim tekellerin “işi”ne gelmez de ondan… Siyaset ya tekellerin borazanı olarak yapılır ya da halkın sözcüsü olarak.
Ketegori: Belediyecilik, imar | 4 yorum »
07 Haz 2007 Yazar: Hasan Cengiz Yazar
Ayvalık’ta genel seçim haraketliliği yaşanıyor. DP, Ahmet Tüfekçi’yi aday göstermeyince partinin eski MHP’li yöneticileri Recep Esen ve arkadaşları istifa ettiler. DP-ANAP ittifakı da gerçekleşmeyince Müjdat Soylu ve Mehmet Şıray’ın, Ahmet Tüfekçi için oy isteme zorunlulukları ortadan kalktı. Herkes rahatladı. Aslında ben bu manzarayı görmek iserdim, ama kursağımda kaldı. Önceki yerel seçimlerde bu ismini saydıklarım Ahmet Tüfekçi’ye demediklerini bırakmamışlardı , bu seçimde ise Ahmet Tüfekçi için oy isteyeceklerdi. Olmadı. Sağlık olsun. Başka hokkabazlıklar izleriz.
CHP’den Muharrem Parmaksız listeye alınmadı. Sevgili arkadaşıma geçmiş olsun diyorum. Onun yerine Belediye Başkanımızın ilk önce serbest muhasebe bürosunda elemanı olan, şimdi ise Belediye Halkla İlişkiler Müdürü olan Gökay Bacan , 5. sıradan Millet Vekili adayı gösterilmiş. Pek şansı yok. Gökay, geçen yıl “Meclis Zeytincilik Komisyonu” üyesi CHP’li 12 milletvekilini gayet güzel ağırlamış, gözlerine girmiş. O sayede aday gösterilmiş. CHP’nin 1. sıra adayı DSP kontenjanından Prof.Dr. Hüseyin Pazarcı. Sağcı birisi. Strateji uzmanı. YÖK profesörü. Daha çok Amerikan “think-tank”çilerini andırıyor. Ayvalık AKP ise listede yer bulamamış anlaşılan. Bir küskünlük havası seziliyor.
Müjdat Soylu, ANAP’tan 3. sıradaydı. Mimar. Geçen seçimlerde Belediye Başkan adayıydı. ANAP barajı aşarsa şansı vardı. Belki de Ayvalıklı adaylar arasındaki en şanslısı oydu. Fakat.. ANAP seçimden çekildi. Başka bahara inşallah.
MHP’den ise Ahmet Duran Bulut 1. sırada. MHP barajı aşarsa yalnızca o seçilebilir.
Ayvalık halkı siyaseti yine “siyasetçilere” bırakmış olamanın yarattığı hüznü yaşıyor. Zeytinciliğin, çevre sorunlarının ve elbette ülkemizin en önemli sorunu olan işsizliğin çözümü için, kendi içinden çıkan bir insanı mecliste göremeyecek Ayvalıklılar.
Ketegori: Haberler | 3 yorum »